TİYATRO Haber Girişi : 12 Mart 2020 01:55

'Aksesuvarcı' mart boyunca tiyatroseverlerle

İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun yeni oyunu 'Josef Bieder'in Yıldızının Parladığı An (Aksesuvarcı)', mart ayı boyunca Üsküdar Tekel Sahnesi'nde tiyatroseverlerle buluşacak.
Eberhard Streul tarafından kaleme alınan, yönetmenliği Ali İpin üstlendiği Aksesuvarcı, mesleğine ve sanata âşık aksesuarcı Josef Bieder'in hayatına odaklanıyor.

Oyunun hazırlık sürecinin yaklaşık 1.5 ay sürdüğünü söyleyen yönetmen ve oyuncu Ali İpin, oyunla tiyatronun sahne arkasını sahneye taşıdıklarını belirtti.

"OYUN İLK OKUDUĞUMDA ÇOK HOŞUMA GİTMİŞTİ"

İpin, 11 yıl önce oyunu sahnelemeyi kafasına koyduğunu anlatarak, "O zaman benim için biraz erkendi. Biraz daha yaşımı aldığımda bu oyunu mutlaka oynamalıyım diye düşündüm. Oyun çok hoşuma gitmişti ilk okuduğumda, aradan yıllar geçtikten sonra devlet tiyatrolarındaki son yılımda sahneye koyma imkânı buluyorum" dedi.

"ALMANYA'DA HER SENE SAHNELENİYOR"

Tiyatro hazırlıklarını bir annenin çocuğunu karnında taşıması ve doğum yapmasına benzeten İpin, tiyatroseverlerin ilgiyle izleyeceği, güleceği ve yer yer duygulanacağı bir oyun ortaya çıkardıklarını dile getirdi.

Ali İpin, oyunun evrensel bir boyutu olduğuna da dikkati çekerek, 1993'ten bu yana Almanya'da her sene farklı tiyatrolar tarafından sahnelendiğini aktardı.

Ali İpin ve Özge Özdemir'in karakterlere hayat verdiği oyunun müziklerini Murat Gedikli, dekor tasarımını Ethem Özbora, kostüm tasarımını Mihriban Oran, ışık tasarımını ise Akın Yılmaz yaptı.

Mart ayı boyunca Üsküdar Tekel Sahnesi'nde sergilenecek olan 'Josef Bieder'in Yıldızının Parladığı An (Aksesuvarcı)' oyununun biletleri için buraya tıklayın!

OYUNUN KONUSU


Josef Bieder, mesleğine aşık bir aksesuarcı. Bir akşam iptal olan temsil saatinde ertesi günkü provanın aksesuarlarını hazırlamak üzere sahneye girer. Dilinde bir şarkı, elinde aksesuarları işine koyulacakken salonda, temsilin iptal olduğundan habersiz oturan seyirciyi fark eder. Olacak şey değil. Durumu kurtarmak adına birkaç cümle kursa da, pürüz hemen çözülecek gibi değildir. İdare durumdan haberdar olana kadar onları hoş tutmaya çalışır. Mesleğinin incelikleri, sanata olan aşkı, sanatçılara olan bakışı, hayalleri, umutları ve yerine getirilememiş arzuları üzerine bir sohbet başlar.

Josef Bieder, yıllar sonra şans eseri "seyircisini" bulmuş ve mesleğine duyduğu aşk ve heyecanla tüm maharetlerini ortaya döker.

Artık sahnede gördüğümüz bir aksesuarcı değil, on parmağında on marifet bir sanat âşığıdır. Tüm egosantrik tutumları ve kendini beğenmişlikleriyle...


Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.