Haber Girişi : 19 Aralık 2019 03:11

Hepimizi anlatan bir deyim: Lambur lumbur

Edebi bilgimiz ne kadar güçlü olursa olsun, ne kadar yetenekli olursak olalım, çok basit bir durumu ya da bir fikrimizi ifade edebilmemiz için bile uzun uzun yazmamız gerekebilir. İşte bu noktada deyişler, atasözleri, deyimler, vecizeler yardımımıza koşar ya da hiç ummadığımız sıradan birinin düşünmeden uydurduğu, ilk başta bir şeye benzetemediğimiz o bir çift lafı kullanarak durumu idare eder, lafı gediğine koyarız.

Bahsettiğim şeyi destekleyecek bir olay yaşadım geçenlerde. Önemli sayılabilecek randevuma trafiğe yakalanmadan zamanında ulaşabilmek için metrobüsle yolculuk yapıyordum. "İğne atsan yere düşmez" diyebileceğimiz bir haldeydi aracın içi; o mahşeri kalabalığı bir genç, sağ ayağını kullanarak camiye girer edasıyla yarmaya çalışıyordu, bir ayaklık yer bulup vücudunu lastik gibi uzatarak tutunduğu sarı boru sayesinde kol gücüyle kendini metrobüsün içine doğru çekti. İşte o anda biraz uykulu, biraz da serseri ruhlu gence söylenen bir çift laf beni kendime getirdi. Otobüste uyumaya devam edebilmek için kendi tarzı ile rahat bir yer bulmaya çalışan gencin kalabalık arasında yürümeye çalışırken mecburen insanları rahatsız etmesi, günün anlam ve önemini belirten bir deyimle tanışmamı sağlamıştı:
"Ne lambur lumbur yürüyon lan!"
Gencin sırtındaki kocaman sırt çantasının darbesine maruz kalan başka birinin, "Hooop, hemşerim, kasayı taktın. Yavaş ol biraz!" sözü; arkasından, bu söze açıklama getiren başka birinin, "Kamyon şoförü müsün be birader?" sözleri peş peşe geliyordu.
Bunaltan, havasız, mutsuz kalabalığın içinde kendi kendime gülmeye başlamıştım. Her an birinin, "Ne gülüyorsun be? Deli misin?" diye çıkışmasına ihtimal verip lafı gediğine koyacak bir söz bulmaya çalışıyordum. Aynı zamanda işin kötüsü, en ünlü şüphecilerin yaşadığı bu meret metropolde, psikolojik rahatsızlığı olan bir kişinin kendisine güldüğümü sanıp durduk yere kavga çıkarmaması için bazı gerekçeler arıyordum.

Cevabı aslında basitti, yeni öğrendiğim deyim yeterliydi: "Lambur lumbur". Kendi kendime gülmeye devam ettim. Biraz çılgınlar, birazcık da deliler gibi. Yanlış anlaşılmalara meydan vermemek için de hiç kimseyle göz teması kurmuyordum. Metrobüsün artık boşalmaya başlamasından istifade eden genç de kendine rahat bir köşe bulmuş olmalıydı ki, atışmalar bir anda bitmişti. Ama ben "lambur lumbur"a kafayı takmıştım bir kere. Ve bu kelime, müthiş bir şekilde bizleri anlatıyordu, her yerde kullanabilirdik.
Kökenini bulmak için internetten aramaya gerek duymadım. Keşfeden bir Türk’tür ve kesinlikle Türkçedir diye kararımı verdim.

Örneklendirelim:
Aşkı bahane eden iki kişinin lambur lumbur evlenip lambur lumbur çocuk yapması... Aklımız başımıza gelmeden okullarda lambur lumbur eğitim görmek... Derken lambur lumbur bir sınava karga tulumba girip tuhaf bir meslek seçmek zorunda kalışımız... Bir meslek sahibi olduktan sonra işin ehli olamadan lambur lumbur işimizi yapmaya çalışmak... Falan filan...

Bizi bir kenara bırakın; "lambur lumbur" deyimi en çok da yönetenleri tasvir eder. Örneği bol.
Mesela; lambur lumbur bilgilerle halkı yönetenler... Lambur lumbur fikirlerin arkasına sığınıp ülkeyi yönetmeye çalışan siyasetçiler... Öteki dünya hakkında lambur lumbur bilgilerle bizleri itaat etmeye zorlayan din adamları... Lambur lumbur kanunlarla milletvekillerine trafikte geçiş üstünlüğü sağlayan çakarlı lamba uygulaması... Halkın malını sindirmeden lambur lumbur mideye indiren yandaşlar... Lambur lumbur bedava makarnayı sindirmeye çalışan gözü aç, gönlü tok halkımız... Devletin arazilerini, fabrikalarını bir gecede beleşe satan lambur lumbur akıllar...

"Ölme eşeğim ölme, yaz gelecek, arpa buğday çok olacak!" diye bizi halimize şükretmeye zorlayan lambur lumbur zihniyet, aşağılık bir zihniyet değil mi? Dolar 11 lira olacak ile çok düşecek iddiası arasında kalıp ne yapacağını bilemeyen halk, lambur lumbur fikirlerin kurbanı değil mi? Youtube kanallarında ekonomist olarak geçinen neyi idüğü belirsiz kişiler lambur lumbur yöneticilerin adamları değil mi? Lambur lumbur adamların lambur lumbur fikirleri ile lambur lumbur hale düşmedik mi? Bir de oturmuş, kendimizi düşünecekken, dünyanın geleceğini şekillendirmeye çalışmamız yok mu?

Dolar rezerv para olarak kalacak mı? Euro ne olacak? Gelecek yüzyılda Türkiye dünyanın lideri olacak yalanlarıyla lambur lumbur gidiyoruz.

Boş verin bunları. Fakir bir ülkede yaşadığımız gerçeğini kabullenmeyle başlar her şey. Yoksa bir gün öyle bir şey olur ki, lambur lumburdan başka bir şey konuşamaz, hep birlikte lambur lumbur oluruz.

Sözün özü; lambur lumbursuz günler dilerim herkese...
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.