

Gece notu:
Gün bitmeden önce kalp kendine döner.
Işığı kapatmadan önce, insan son bir kez bakıyor kendine. Aynaya değil; içine.
Bu gece sana kızgın değilim; kendime de değilim. Sadece yorgunum biraz. Uzun süre taşınmış duyguların yorgunluğu bu.
Bazı geceler vardır; insan ne ağlamak ister, ne konuşmak. Sadece ışığı kapatıp kalbinin karanlıkta ne halde olduğunu bilmek ister. Ben bu gece öyleyim.
Seni düşündüm yine. Ama bu sefer tutunmak için değil; hatırlamak için. Aradaki farkı ancak insan iyileşmeye başladığında anlıyor. Bir zamanlar adın, bütün cümlelerimin başındaydı; şimdi ortasında duruyor. Ne uzaklaşıyor, ne yakınlaşıyor. Sadece olduğu yerde. Ve burası, bana iyi geliyor.
İnsan her sevdiğini hayatının merkezinde tutmak zorunda değilmiş. Bazıları kalbinin köşesinde durmalı. Bu gece öğrendim bunu.
Işığı kapatmadan önce kendi kendime şöyle dedim: Her şeyi anlamak zorunda değilsin; her şeyi taşımak da. Çünkü bazı duygular sadece karanlıkta dinlenir; tıpkı bazı insanların uzaklarda daha iyi korunması gibi. Ve bazı aşklar ise sadece yer değiştirir.
Işığı kapatıyorum şimdi.
Bu bir kaçış değil; bir emanet etme hali. Yarın ne hissederim bilmiyorum ama, bu gece kalbimi daha fazla yormayacağım. Geceye bırakıyorum seni.
Ve uykuya emanet ediyorum kendimi.
— Dilek: Karanlıktan korkmadan uyumayı öğrendiğim bir yerden...


